Objektif Dava Birleşmesi

Davacı davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemleri tek bir davada isteyebilir. Bu duruma doktrinde “Objektif Dava Birleşmesi” denilmektedir. Bu kurum HMK öncesi uygulamada mevcut olmasına rağmen ilk kez normatif temele HMK md. 110 ile kavuşmuştur. HMK’da davaların yığılması terimi kullanılmıştır. Kümülatif dava yığılması da denilmekte idi. Madde aşağıda sunulmaktadır:

 

HMK md. 110:

Davaların yığılması
(1) Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.

 

Buna göre bu davaların her biri için ayrı ayrı karar verilmesi gerekmektedir. Bu ayrıca avukatlık ücreti bakımından da önemli hale gelmektedir. Her bir talep ayrı dava anlamına geldiğinden, hepsi bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir. Buna ilişkin örnek birkaç kararı bilginize sunuyoruz:

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/6312 E., 2018/244 K. 

“Dava faydalı model ile tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesine rağmen faydalı model ile tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve meni talebi yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Oysa davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiş olup reddedilen bu istemlerin her biri için davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretinei takdir edilmesi gerekmektedir…”

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9943 E., 2014/14893 K. 

“Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek üç ayrı istemi tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemleri tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup bu duruma objektif dava birleşmesi denmektedir. Somu olayda tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat olmak üzere üç ayrı dava açılmıştır. Mahkemece üç ayrı davanın reddine karar verilmiştir. Bu durum karşısında her bir dava için davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre vekalet ücretine hükmedilmelidir”.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir